10 Mayıs 2007 Perşembe

çocukluk - lev tolstoy

romandan küçük bi bölüm:

" on yaşımı doldurmuştum, olağanüstü armağanlar aldığım doğum günümden üç gün sonra 12 ağustos 18 ** sabahı saat yedide karl ivanoviç kalın kâğıttan yapılmış bir değneğe çakılmış sineklikle baş ucumdaki sineğe vururken beni uyandırdı. bunu o kadar beceriksizce yapmıştı ki, meşe karyolamın önünde asılı duran, adını taşıdığım azizin resmine çarpmış, öldürülen sinek de üstüme düşmüştü. yorgandan başımı çıkardım, sallanan resmi elimle durdurdum, sineği yere attım, uykulu olmakla birlikte öfkeli bir bakışla karl ivanoviç 'i süzdüm. ... "


indir

toprak ana - cengiz aytmatov

romandan kısa bi alıntı:

" üzerinde yeni yıkanmış beyaz entarisi ve koyu renkli beşmenti, başında beyaz yazmasıyla, bir ana, biçilmiş tarlaların arasından geçen yolda ağır ağır ilerliyor. yanında-yakınında kimsecikler yok. yaz bitmiş, tarlalarda çalışanlar gitmiş. kırlarda yankı yankı yayılan insan sesleri yok artık. yollarda bulut bulut toz kaldıran kamyonlar ve biçerdöverler de yok. sürüler henüz anızlara salınmamış. ... "


indir

beyaz gemi - cengiz aytmatov

romandan küçük bi parça:

" onun iki masalı vardı. biri kendisinindi ve başka kimse bilmezdi. ötekini ise dedesi anlalmıştı ona. sonra ikisi de yok olup gitti. şimdi biz bunlardan söz edeceğiz.

o yıl yedi yaşını doldurmuş, sekizine basıyordu. ona önce bir çanta aldılar. kulpunun altında parlak madenden yaylı bir kilidi bulunan; siyah deri taklidi bir çanta. ıvır-zıvır şeyleri koymak için güzel bir üst cebi de vardı. ... "

indir

cemile - cengiz aytmatov

romandan bi kaç paragraf:

" o basit çerçeveli küçük resmin yine karşısındayım işte. köye
gidiyorum yarın sabah; resme uzun uzun, dikkatle bakıyorum,
yolculuk için bana bir şeyler söyleyecek sanki.

resim sergilenmedi. üstelik, köyden akrabalar gelince hemen
kaldırıyorum onu, saklıyorum. sanat eseri sayılmaz gerçi, ama
utanılacak bir şey de değil. içindeki toprak kadar yalın. ... "


indir

dişi kurdun rüyaları - cengiz aytmatov

romandan kısa bi alıntı:

" gündüz hava, dağların güneşe dönük yamaçlarında, bir çocuk nefesi kadar
yumuşak ve güzeldi. ama bu hali pek kısa sürdü. önce, ancak hissedilebilen bir
yavaşlıkla değişmeye başladı. sonra, buzullardan bir rüzgar esti. acelesi olan
alaca karanlık, yaklaşan gecenin soğuk, gri-mor rengini de ardından
sürükleyerek, sessizce vadileri, boğazları kaplayıverdi. ... "


indir